Burcu Odabaş Burcu Odabaş
29 Aralık 2023 Kurumsal Yönetim Zirvesi’nde Sürdürülebilirlik ile İlgili Öne Çıkan Başlıklar
29 Aralık 2023 - İnci'li Uzmanlar
Kurumsal Yönetim Zirvesi’nde Sürdürülebilirlik ile İlgili Öne Çıkan Başlıklar
#uzmangörüşü #sürdürülebilirlik #paylasarakparla
Kurumsal Yönetim Zirvesi’nde Sürdürülebilirlik ile İlgili Öne Çıkan Başlıklar

Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği’nin bu sene 15. Kez düzenlediği Uluslararası Kurumsal Yönetim Zirvesi 21 Kasım’da gerçekleşti. İstanbul’da düzenlenen zirveye İnci Holding olarak biz de katılım sağladık ve kurumsal yönetim ilkelerinin sürdürülebilirlik perspektifiyle ele alındığı önemli bir platformda güncel gelişmeleri takip etme şansı bulduk. Zirvede, önemli gündem maddeleri arasında “Küresel Dönüşümler Işığında Güncellenen G20/OECD Kurumsal Yönetim İlkeleri” ve “Globalde ve Türkiye’de ESG Yaklaşımlarına Kurumsal Yönetim Açısından Bakış” konuları yer alıyordu.

Bilindiği üzere Uluslararası boyutta OECD ve ülkemizde Sermaye Piyasaları Kurulu (SPK) tarafından takip edilen Kurumsal Yönetim İlkeleri; Adillik, Şeffaflık, Hesap Verebilirlik ve Sorumluluk ilkelerini içeriyordu. Ancak, Eylül ayında Hindistan’da G20/OECD tarafından yapılan güncelleme ile birlikte, bu ilkelerin yanına Sürdürülebilirlik ve Dayanıklılık ilkeleri de eklendi.

Güncellenen kurumsal yönetim ilkeleri ile artık iş dünyasının sadece finansal performanslarına odaklanmanın ötesine geçerek çevresel ve sosyal etkilerin de göz önünde bulundurulacağını görebiliyoruz. Dünyada yaşanan tüm güncel gelişmeler ve krizler çerçevesinde en çok kurumsal yönetim ilkelerine ihtiyaç duyulduğu, bununla birlikte OECD tarafından güncellenen bu ilkelere aslında “Liyakat” ilkesinin de eklenmesi ve bu ilkelerin içselleştirilmesi gerekliliği görüşü de ön plana çıktı.

Bu noktada OECD Sermaye Piyasaları ve Finansal Kuruluşlar Dairesi Başkanı’nın yaptığı konuşmada özellikle vurguladığı üzere; dünya ekonomisinin karşı karşıya olduğu riskler ve belirsizlikler dikkat çekiyor, Küresel Dönüşümler ışığında güncellenen G20/OECD Kurumsal Yönetim İlkeleri ile de özel sektörün güçlendirilmesi ve daha dirençli hale getirilmesi ile şirketlerimizin, dünya ekonomisinden daha büyük bir pay alması mümkün olacak.

Dünyada yaşanan çoklu krizler, yüksek borçluluk, iklim krizi, jeopolitik gelişimlerin tümü büyük değişimleri beraberinde getiriyor. İklim değişikliğinin finansal risk yarattığı şirketlerin oranı ise yaklaşık %65 olarak hesap ediliyor, bu oran Avrupa’da ise %47. Bu durumun sermaye piyasalarında yeşil dönüşüm yatırım kaynakları yaratması ise krizden çıkartılabilecek bir olanak olarak nitelendiriliyor.

Sermaye piyasalarında gittikçe daha büyük şirketlere yönelindiği, kurumsal yatırımcıların büyük şirketleri tercih ettiği görülüyor. Sürdürülebilirlik – ESG skorlarına göre şirketlerin performans ve büyüklükleri incelendiğinde büyük şirketlerde ise ESG skorlamasının yüksekliği dikkat çekici olarak karşımıza çıkıyor, ortalama kurumsal yatırımcının ise pay sahipliği oranı ise küçük şirketlere oranla oldukça yüksek.

OECD bakış açısı ile kurumsal yönetimin, sürdürülebilir büyümenin anahtarı olduğuna ve aynı zamanda Türkiye'nin kalkınması için kurumların sağlam temellere oturması gerektiğine vurgu yaptı. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımında ise kurumsal yönetim yapısının yalnızca kamuda değil özel sektörü tüm paydaşları ile kapsaması gerekliliği bir kez daha karşımıza çıktığı değerlendirildi.

Zirvede bir diğer bir dikkat çeken paylaşım ise Sermaye Piyasaları Kurulu (SPK) tarafından yapıldı; hızlı ve ani gelişen jeopolitik değişimlerin etkisi ülkemiz için de riskler barındırmaya devam ediyor ancak bu gelişmeler ışığında geçtiğimiz sene dünya genelinde halka arzlar azalmaya devam ederken, ülkemizde bu trendin tersine gerçekleşmeye devam ediyor. Geçen sene Türkiye’de 46 şirketin yaklaşık 65 milyar TL değerindeki arzı borsa aracılığıyla gerçekleşmiş durumda. Halka arzların kurumsallaşma süreçlerini hızlandırması göz önüne alındığında yatırımlarda güvenin arttığı, işlem maliyetlerinin azaldığı, kaynak yaratımının önünün açılması gibi pozitif etkileri iyi değerlendirmek gerekir.

İklim değişikliği başlığında ise şirketler için riskler ve fırsatların nasıl ele alındığının iletişiminin en iyi şekilde yapılması gerekiyor, bu noktada Türkiye’de de Kamu Gözetim Kurumu tarafından hazırlandığı üzere kurumsal sürdürülebilirlik raporlama standartlarına uyumun, kurumsal yönetim ve sürdürülebilirlik raporlaması konularında yapılan düzenlemelerin takibinin önemi görülebiliyor.

Çevresel risklerin etkin yönetimini sağlamak, sürdürülebilirlik ile risk yönetimini birlikte alarak ilerlemeyen kurumların, paydaşlar ve yatırımcılar tarafından başarısız olarak nitelendirilmesi ise kaçınılmaz.. Tüm bu gelişmeleri ve bakış açılarını değerlendirdiğimizde kurumsal yönetimi sürdürülebilirlik perspektifiyle bütünleştirmek, şirketlerin uzun vadeli değer yaratmalarını destekleyecek en önemli yaklaşım olarak son dönemde de karşımıza çıkıyor. 

125 Görüntülenme
0
0
67 + 82 =