TABULARI YIKMAK İÇİN DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ

İnci Holding’in ezber bozanlarından İnci GS Yuasa Ar-Ge Merkezi Bölüm Müdürü Sibel Eserdağ kadın mühendis olarak otomotiv dünyasını anlattı ve tecrübelerini paylaştı.

Öncelikle bize kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?
Manisa doğumluyum, evliyim, biri kız 21 yaşında ve diğeri erkek 16 yaşında 2 çocuk annesiyim. İlk orta ve lise tahsilimi Manisa’da tamamladıktan sonra Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Kimya Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. Aynı yıl içerisinde de İnci Akü’de laboratuvar
mühendisi olarak işe başladım.Sonrasında kalite, ürün geliştirme bölümlerinde yöneticilik görevlerinde
yer aldım. Şu anda da İnci GS Yuasa Ar-Ge merkezi bölüm müdürü olarak görevimi sürdürüyorum. İş hayatımın her döneminde yeni ürünler geliştirmek, Ar-Ge projeleri yapmak, üniversitelerle
yürütülen farklı projelerde yer almak, yeni şeyler öğrenmek her zaman beni motive eden faktörlerin başında geldi. Ayrıca yaptığımız ekip çalışmasının sonucu olan sektörümüzün ilk Ar-Ge merkezi ünvanı, inovasyon kültürü ve organizasyonunda Türkiye şampiyonluğu ve aldığımız tüm ödüller tempomuza güç katmıştır. Ayrıca 2017 yılında Bilkent Ünivesitesi’nin yönetici geliştirme programına katılarak (MBA programı) çok faydalı farklı bakış açıları kazandım. Mezuniyetimden yıllar sonra tekrardan kısa süreli de olsa üniversite sıralarına dönmek ve bu sefer teknik mühendislik eğitimi yerine yönetim
üzerine iş hayatında gördüğümüz pratik bilgilerin teorik karşılıklarını öğrenmek oldukça benim için çok faydalı ve keyifli bir deneyim oldu.

Bir kadın olarak mühendisliği seçmenizde neler etkili oldu?
Tüm eğitim hayatım boyunca hep sayısal dersleri iyi olan bir öğrenciydim. Her zaman teknik konuları çok sevdim ve ilgi duydum. Bu sebepten dolayı üniversite bölüm tercihlerimde mühendislik bölümleri benim tek tercihim oldu. Kendi bölümümü de çok severek okudum ve başarılı bir şekilde okulumu bitirdim. Mühendislik eğitimlerim de ağırlıklı olarak matematik, fizik ve benim bölümüme özel kimyasal prosesler, denklemler anlatılır. İş hayatına girdiğinizde bütün o matematik, fizik denklemleri yerine bu denklemlerin size, siz hiç farkında olmadan aşıladığı analitik bakış açısını kullanmaya başlıyorsunuz. Öğrenmiş olduğunuz teknik bilgilerinizi iş hayatındaki konularla birleştirip konuya nasıl yaklaşacağınızı ve problemleri nasıl ele alacağınızı anlıyor, çözüm yollarını bulabiliyorsunuz. Akü sektöründe kadın mühendis görmek çok rastlanan bir durum değildir. Yine de erkek egemen bu sektörde başarılı bir kadın figürü olma düşüncesi beni hep motive etti ve daha özveriyle çalışmamı sağladı. Ayrıca tüm iş hayatım boyunca yapmış olduğumuz tüm iş birliklerinde ve ortaklıklarda kadın olmam asla bir engel veya negatif durum teşkil etmedi aksine her zaman oldukça pozitif karşılandı.

Toplumda mühendisliğin daha çok erkek mesleği olduğu önyargısı var. Biz bu ezberleri İnci Holding’de
bozmak istiyoruz ve bunu da her mecrada duyurmak, topluma örnek olmak istiyoruz. Bu konuda siz ne
düşünüyorsunuz?

Kadınların hayatın her alanında olduğu gibi iş hayatında da mutlaka aktif olması gerekiyor. Sadece erkeklerin bulunduğu bir çalışma ortamında çalışanlar arasında diyalog eksikliği sorunların çözümsüz
kalmasına neden olabiliyor. Bu durumda kadınların çalışma ortamında bulunmasının, ortamı yumuşatma,
orta yolu bulma ve etkin diyalog kurma konusunda avantaj sağladığına inanıyorum.
Bir belgeselde izlemiştim, 1980’lerde Amerika’da bir gazetenin soru cevap köşesine iletilen soruda “Yeni bir işe başladım, ofis masamı nasıl dekore etmeliyim?” diye bir soru soruluyor. Cevap olarak yazar “Soruş şeklinizden kadın veya erkek olduğunuzu anlayamadım; erkekseniz ve aileniz varsa onların resimlerini koyun bu sizin ne kadar sadık biri olduğunuzu gösterir ama kadınsanız aile resimlerinizi sakın
koymayın çünkü bu aile hayatınızın işinize engel olacağı mesajını verir. Bu örneğin iş dünyası için durumu iyi bir şekilde özetlediğini düşünüyorum. Elbette zaman değişiyor, koşullar da daha iyiye gidiyor, bu vakanın gazetede haber olduğu zamandan belki de daha ilerideyiz ama genele bakıldığında
hala yeterli eşitliğin sağlandığını düşünmüyorum ve bunu sağlamak için en büyük görev biz kadınlara düşüyor.Tabuları yıkmak için çaba sarf etmeli,daha çok çalışmalı ve iş hayatında kendimizi iyi konumlandırmalıyız.Benim yaşadıklarıma bakarsak olumsuz bir durumla karşılaşmadım bu da tabii
ki İnci Holding’in kadına verdiği değer ve önem sayesindedir. Bu konuda şanslı olduğumu söyleyebilirim. Bağlı olduğumuz İnci Holding’in yönetimi ağırlıklı kadınlardan oluşuyor, başarılarını gururla ve övgüyle katıldığımız her organizasyonda anlatıyor ve bundan dolayı takdir ediliyor örnek gösteriliyoruz.

Son olarak, başarılı bir kadın mühendis olarak kadın çalışanlara tavsiyelerinizi paylaşabilir misiniz?
Hayatta başarılı olmak, mutlu olmak istiyorsak biz mühendislerin az gelişmiş kısmı olarak tanımlanan sağ beynimizi mutlaka geliştirmeliyiz bunun için hayal kurun, kitap okuyun, seyahat edin,
yeni yerler keşfedin, yeni insanlarla tanışın, yeni kültürler tanıyın. Farklı düşünmeyi öğrenin. İnsan, ancak
hayal gücü ile farklı düşünerek farklı ürünler, farklı fikirler üretebilir. Asla pes etmeyin. Siz aynı anda hem evinizi,hem çocuğunuzu, hem evliliğinizi, hem işinizi yönetebilen çok özel birisiniz.Bu yetenek sadece sizde mevcut, bunu hiç unutmayın. Her zaman kişisel gelişiminize yönelik hedefler belirleyin ve uygulayın. Çok çalışın, sorumluluk almaktan hiç çekinmeyin, pozitif olun,yapıcı olun, yapıcı geri bildirimler verin. Tüm bu yapılanlarla kendinizi farklı hissedecek, topluma, ailenize ve şirketinize faydalı ve mutlu bireyler olacaksınız, bunu hiç unutmayın. Ve son olarak kadınların daha aktif olduğu bir
toplum yapısı için en büyük görev yine biz kadınlara düşüyor, sadece kendiniz için değil toplumdaki tüm kadınlar adına kendinizi daha çok geliştirin, daha iyi yerlere gelin, daha çok çalışın. Önce siz ileriye gidin ki sonra toplumdaki diğer kadınlar sizin modelliğiniz, öncülüğünüz sayesinde cesaretlensin ve bu sayede
toplum da daha ileriye gitsin.